Hayat ha babam üstümüze üstümüze gelirken gün geçmiyor ki yeni bir kaçış planı keşfetmeyelim. Son dönemin trendi haline gelen tiny house’lar çevre dostu yapısı, kentlilerin nefes alma ve doğaya dönüş özlemiyle birleşince yeni bir akımın başlamasına neden oldu. Amerika’da uzun yıllardır tercih edilen bu akıma, Elon Musk ve Bill Gates gibi isimlerin de dahil olmasıyla popülerliği arttı.
Tiny House aslında bir yaşam felsefesi de diyebiliriz. ‘Tiny’ küçük anlamına geliyor. Yaşadıkları alanları ve mekanları küçültmeyi, minimal hale getirmeyi tercih eden insanların oluşturduğu bir yaşam biçimi. Bu mekanlar, ahşap zeminler ve doğal kumaşlardan yapılmış perdelerle karakterize edilen doğaya yakın ve sade bir yaşam anlayışı olarak karşımıza çıkıyor.
Bu mekanlar ortalama 10-30 metrekare arasında, sabit ya da mobil tarzda, kullanıcının zevkine göre şekilleniyor. Tercih edilen malzemeye göre de form kazanıyor.

Nakliye Konteyner Evler, Prefabrik Evler, A İskelet Kabin Evler, Bungalov Evler, Ağaç Evler, Gezici Evler, Karavan gibi çeşitleri mevcut.
Nakliye Konteyner Evler
Çok sayıda konteynırın farklı şekillerde bir araya getirilmesiyle oluşturuluyor.
Prefabrik Evler
Pencere ve duvar gibi tüm parçalar monte edildikten sonra dilediğiniz arsa veya beton alanın üzerine konumlandırılıyor.
A İskelet Kabin Evler
Turistik lokasyonlarda sıkça gördüğümüz üçgen formda sempatik bir görünüme sahip evler. Tek katlı veya iki katlı olacak şekilde tasarlanabiliyor.
Bungalov Evler
Genellikle yazlık bölgeler için tercih edilen ahşap malzemeden yapılan tek katlı evler.
Ağaç Evler
Büyük bir ağacın üzerine inşa ediliyor. Ağaçla bir bütün olması için ahşap malzeme tercih ediliyor. İnşası ve yaşaması zorlu.
Gezici Evler
Bu evlerin hareket edebilmesi için römorka bağlanması gerekiyor. Tekerlekler aracılığıyla dilediğiniz yeri eviniz haline getirebilirsiniz. Boyutları ve malzemesi ihtiyacınıza göre değişiklik gösterebilir.

Karavanlar
Seyahat imkânı da vermesi sebebiyle çok sık tercih ediliyor. Doğa ile iç içe bir yaşam sürmek onun güzel enerjisini daha fazla içselleştirmenizi sağlıyor.
Plaza hayatı kolay değil. Bir yandan yoğun iş temposu bir yandan da yıpratıcı iş ilişkileri. Bu yüzden beyaz yakalılar sık sık kendilerine kaçış planları yapıyor. Kimi köye yerleşiyor, kimi sırt çantasıyla yollara düşüyor kimi ise başka işler yapmaya başlıyor. Her konuda trendleri takip eden bir topluluk olarak kaçışları da “trendy” oluyor. İşte bu kaçış akımlarından sonuncusu da yukarıda okuduklarınız.
Belki de kaçmayı değil de kalmaya değer bir hayat kurmayı düşünmenin zamanı gelmiştir. Ne dersiniz?

















