Ofislerin Erkekler için Tasarlandığını Fark Etmiş miydiniz? - Ofis Press
Pazartesi, Şubat 23, 2026
  • Yazarlar
  • Kullanım Koşulları
Ofis Press
  • YAŞAM
  • KARİYER
  • GİRİŞİMCİLİK
  • TEKNOLOJİ
  • MEKAN
  • ETKİNLİK
  • SAĞLIK
  • SANAT
  • SEYAHAT
  • SPOR
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
İŞ İLANLARI
×
Ofis Press
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Anasayfa Yaşam

Ofislerin Erkekler için Tasarlandığını Fark Etmiş miydiniz?

Özge Bozkurt Özge Bozkurt
24 Temmuz 2023
Yaşam
0
0
PAYLAŞIM
134
OKUNMA
Facebook'ta paylaşTwitter'da paylaş

Mutfak tezgahından ofis koltuğuna, arabalardan kıyafetlere kadar günlük hayatta temas ettiğimiz her şeyin tasarımında bir ayrımcılık olduğunu fark etmiş miydiniz? Evet, yaşam alanlarımızdan, kullandığımız eşyalara kadar her şeyin tasavvurunda kadınlar göz ardı ediliyor ya da başka bir deyişle bahsi geçen mekân ve eşyalar yalnızca erkekler referans alınarak üretiliyor. 

Bizi çevreleyen dünyaya başka bir yerden bakmak hevesiyle konunun aslında bir tasarım yoluyla ayrımcılık (discrimination by design) meselesi olduğunu söyleyebiliriz. Bir noktada, çıkarları ortak olanların ittifakı gibi kapitalizm ile patriyarkanın kadının varlığını ve ihtiyaçlarını yok sayarak daha fazla kâr elde etme amacı ile uzlaşmaya varması. Daha basit bir ifade ile bir çeşit suç ortaklığı.

Daha fazla kazanç için bir araya gelen bu suç ortakları, bize cis-erkek bedeni referans alınarak tasarlanmış kamusal alanlar ve çeşitli ürünlerin yanı sıra tıbbın teşhis ve tedavi biçimlerinin de biricik odak noktasının cis- erkek bedeni olduğunu gösteriyor. Hatta, arabalardaki hava yastıklarından, toplu taşımalardaki koltuklara kadar teknolojinin geliştirilme biçiminden, kıyafetlerimize kadar uzamaya müsait bir listede “dünyanın pek de kadınlara göre olmadığını” göz önüne seriyor.

Bedenimizi de içinde ikamet ettiğimiz bir mekân olarak düşünürsek kadınlara yüklenen bakımlı olmak meselesi ile ilintili olarak kullandığımız ya da kullanmaya mecbur bırakıldığımız kozmetik ürünlerden, ofiste kullandığımız sandalyelerin cis-erkek ergonomisi kaynak alınarak üretilmesinden, kamusal alanların menstrual ürünlere erişimde yaşadığımız sorunların kadınlara söylemek istediği şeyler var. Tüm bunlar aslında topluma egemen olanının güç dengelerinin de bir uzantısı. Kadına, kendi bedeni de dahil özel ya da kamusal olan her mekânI kullanmasının bir biçimi olduğunu salık vermek. Bahsi geçen mekân bedenimiz de olsa mekânları yöneten sistemler hep aynı. 

t24.com.tr

Tüm bunlar, bir dizi muhtelif soruları da beraberinde getiriyor. Neden kadınlar uzun tuvalet sıralarında beklemek zorunda? Kamusal alanlarda kadınlara yönelik özel bir pisuar geliştiren Kiel Üniversitesi endüstri tasarımı bölümünden Profesör Bettina Möllring’lin bu icadı ile “umumi tuvalet eşitliği”nin yeni yeni tartışılmaya başlanması, bu konuda ilk harekete geçenin de birkaç yıl önce Berlin Belediye Meclisi olması bu çağda normal mi karşılanmalı?

Peki, günün büyük çoğunluğunu geçirdiğimiz üretim alanımız olan ofislerin ısısı ayarlanırken referans noktası ne oluyor? Erkeklere göre ofis ısısının 5 derece daha sıcak olmasını isteyen kadınların talepleri bu noktada karşılanıyor mu? Yoksa görmezden mi geliniyor? Sorular çoğaltılabilir. Ama varılan sonuç şu ki; eşyalarla ilgili kabul ettiğimiz ilişkimiz de görünmez bir patriyarkanın / erkek egemen tasarımın sonucu.

Örneğin; dünya devi bir teknoloji firması, bir sağlık uygulamasını tasarlarken her ne kadar ürününü “tüm önemli vücut fonksiyonlarını izlemek” amacıyla kamuoyuna sunmuş olsa da ve büyümeden kilo oranına, tansiyondan kan şekerine dek birçok bileşeni ölçmeyi hedeflese de bahsi geçen uygulama kadınların adet döngüsüne dair verileri hesaba katmadan ürünü piyasaya sürebiliyor. Bu durumun sonradan da açığa çıkan en önemli sebebi; bu dünya devi teknoloji firmasında ürün geliştirme alanında çalışanların yüzde 80’i erkek olması Bu uygulamayı tasarlayan erkekler, muhtemel kadın kullanıcılara dair verileri hesaba katmamışlar. Örneğin; kadınların doğurgan oldukları günleri belirleme veya adet sancısı çekmeyecekleri günlerde toplantı ve aktivitelerini ayarlama ihtiyaçlarını es geçmişler.

Ancak bir noktada, kadınların gerek kamusal alanda gerekse çalışma hayatında görünürlüğü ve bunlara bağlı olarak satın alma gücü ve teknolojiyi kullanma oranı arttıkça, ilgili teknoloji firmaları da üretimde kadınların taleplerini ve ihtiyaçlarını odağa alan, cinsiyetçi olmayan ürünleri piyasaya sürmeye başladı. Oysa, aynı firmaların kadınlar için pembe renkli ürünler ya da uzun tırnaklara uygun klavyeler ürettiği günler de pek uzak değildi.

Bu önemli değişikliklerin yanında, aynı teknolojilere patriyarkal düzenin beklentileri de hız kesmeden artmaya devam etti. Kadınlar günü, anneler günü veya sevgililer gününde kadınlar için hediye önerilerinde reklamların olmazsa olmazı elbette elektrikli ev aletleri, yemek takımları gibi kadınların “ev işlerinin bir numarası” olmasını sağlayan bir hedefin alt metnini de ustaca gizliyordu: toplumun kadından evde yapması gerekenlere dair artan beklentileri… Bunlara ek olarak; kusursuz güzellik vaat eden kozmetik ürünlerini ve kusursuz beden algısını besleyen ürünleri de unutmamak gerek.

Yaşadığımız, ürettiğimiz dünyanın derinlerine kök salmış patriyarkal bir sistem var ve bu sistem her sektörde “devler” tarafından devam ettiriliyor. Dünya devlerinden en küçüğüne kadar yaşamımızın her alanında temas ettiğimiz firmalar erkekler için ürün geliştirdikçe toplumun yarısının talep ve gereksinimleri karşısında sağır ve dilsiz bir patriyarkal düzen kök salıyor, sorgulanamaz hale geliyor çünkü kanıksanıyor. Buna rağmen, etrafımızdaki nesnelerin ve mekânların patriyarkal tasarımına ve kullanımına yönelik giderek artan bir farkındalık var. Gerek kamuda gerekse özel sektörde ve akademide karar verici düzeyde pozisyonlarda beyaz olmayan, azınlık gruplara mensup kadınlar var. 

Ezcümle; bizi evden ofise kadar her köşede etrafımızı saran patriyarkal tasarıma dair çözüm üretmek zor değil. Meselenin öznesi olarak çözümde rol alabiliriz. Eşyalardaki ve söylemlerdeki patriyarkayı fark edip değişime dair atılacak dönüştürücü adımlara öncü olabiliriz. Mekânların ve nesnelerin tasarımındaki kadına, kadın duyarlılığına kör politikaların da değişme potansiyeli var.  İçselleştirmeden, bize dayatılanı “norm” olarak görmemek ilk adımlardan. Toplumsal duyarlılığı ve dayanışmayı genişletmekten ve çağdaş tartışmalardan beslenmekten başka çare yok. İçselleştirilmiş patriyarkal düzenin kökleşmesine karşı bir duruş sergileyerek bu patriyarkal yangını birlikte söndürebiliriz.

 

Kaynakça

Eşyaların Patriyarkası, Rebekka Endler, çev: Çiğdem Canan Dikmen, 312 syf., İletişim Yayınları, 2022.

Önceki yazı

Bugünden 2050’ye İş Dünyası

Sonraki yazı

Freelance Çalışma, Sömürünün Yeni Hâli mi? Özlem İlyas ile Konuştuk

İlgili içerikler

Yeni Çılgınlığımız Chat GPT 4 ile neler yapabilirsiniz?

Yeni Kankamız: Yapay Duygusal Zekâ

Gülben Şaş
4 Eylül 2025
0

İnsan, sosyal bağlarını geliştirmeye çalıştığı milenyumlar boyunca yalnızlığıyla olan ilişkisiyle de hep iletişim halindeydi. Kimileri böyle şair oldu, kimileri bir...

Hayal Kırıklığı, Engellenmişlik Gibi Duygular İçindeyken Nasıl Rahatlarız?

Çalışmak Özgürleştirir mi?

Özge Bozkurt
13 Ağustos 2025
0

“...İşçilerimiz, yarını kuracak olan işçilerimizBen görür müyüm bilmem, ama kuracaklar mutlakaCoşkuyla çakacaklar her çiviyi, türkülerle dökecekler betonu...”Edip Cansever Nişanyan Sözlük’te...

Özgüven Eksikliğiyle ve Özgüveni Eksik Biriyle Nasıl Çalışılır?

Bir Türlü Olduramadığım Hayatım Üzerine

Özge Bozkurt
15 Temmuz 2025
0

“…Çünkü yaşamım hiçbir şey,Onu kurar ve yeniden yıkarım…”Lâle Müldür “Sen neler yapıyorsun? Sen neyle meşgulsün? Neyle uğraşıyorsun?” Bu aralar bu...

Bizim Büyük İşsizliğimiz

Ev Yapımı Planlar, AI Yıkımı Hayaller

Gülben Şaş
9 Temmuz 2025
0

“Ev gençleri” hakkındaki ilk yazımızın üzerinden yaklaşık üç sene geçti. Ne eğitime ne istihdama katılarak ailesiyle yaşayan 15-30 yaş grubu...

Beyaz Yakalının Krizde Ayakta Kalma Rehberi

Beyaz Yakalının Krizde Ayakta Kalma Rehberi

Özge Bozkurt
27 Haziran 2025
0

“Her şey pahalı, peki ben hâlâ neden aynı maaşı alıyorum?” Son dönemde bu cümleyi kendimize kaç kez sorduk, kim bilir?...

Hayal mi gerçek mi?: Beyaz yakalılar fazla çalışma (mesai) ücreti alabilir mi?

Bizi Terleten Şey Menopoz Değil, Kapitalizm!

Özge Bozkurt
22 Mayıs 2025
0

Soğuk ofisler... Bir türlü ısıtmayan klimalar, yaz ortasında montla oturulan toplantı odaları. Bir ofisin sıradan bir şikâyet listesi gibi duran...

Daha fazla yükle
Sonraki yazı
Freelance Çalışma, Sömürünün Yeni Hâli mi? Özlem İlyas ile Konuştuk

Freelance Çalışma, Sömürünün Yeni Hâli mi? Özlem İlyas ile Konuştuk

Önerilen içerikler

2026’da Ofis Hayatını Değiştirecek Yeni Nesil Yapay Zekâ İK Teknolojileri
Teknoloji

2026’da Ofis Hayatını Değiştirecek Yeni Nesil Yapay Zekâ İK Teknolojileri

Ofis Press
4 Aralık 2025
Yeni Çılgınlığımız Chat GPT 4 ile neler yapabilirsiniz?
Yaşam

Yeni Kankamız: Yapay Duygusal Zekâ

Gülben Şaş
4 Eylül 2025
Hayal Kırıklığı, Engellenmişlik Gibi Duygular İçindeyken Nasıl Rahatlarız?
Yaşam

Çalışmak Özgürleştirir mi?

Özge Bozkurt
13 Ağustos 2025
Ayrılsak da Beraber miyiz?
Kariyer

Ayrılsak da Beraber miyiz?

Özge Bozkurt
30 Temmuz 2025
Özgüven Eksikliğiyle ve Özgüveni Eksik Biriyle Nasıl Çalışılır?
Yaşam

Bir Türlü Olduramadığım Hayatım Üzerine

Özge Bozkurt
15 Temmuz 2025

Bizi takip edin!

İçeriklerimize sosyal medya üzerinden hızlıca ulaşabilmek için hesaplarımızı takip edebilirsiniz.

Instagram LinkedIn

Kategoriler

  • YAŞAM
  • KARİYER
  • GİRİŞİMCİLİK
  • TEKNOLOJİ
  • MEKAN
  • ETKİNLİK
  • SAĞLIK
  • SANAT
  • SEYAHAT
  • SPOR

Popüler içerikler

Depremde Yaşanan Unutulmaz Hikayeler
Yaşam

Depremde Yaşanan Unutulmaz Hikayeler

Batuhan Sarıcan
11 Şubat 2023
Kariyer

Ofiste Flört ve Aşk

Şeyda Şıpar
1 Kasım 2022
Şirket Etkinlikleri Zorunlu Tutulabilir mi?
Kariyer

Şirket Etkinlikleri Zorunlu Tutulabilir mi?

Batuhan Durak
9 Temmuz 2024
Dürüst Bir İstifa Mektubu
Kariyer

Dürüst Bir İstifa Mektubu

Özge Bozkurt
5 Ekim 2023
Yalaka İş Arkadaşıyla Nasıl Çalışılır?
Kariyer

Yalaka İş Arkadaşıyla Nasıl Çalışılır?

Batuhan Durak
27 Haziran 2023

Yazarın son içerikleri

Çalışmak Özgürleştirir mi?

Ayrılsak da Beraber miyiz?

Bir Türlü Olduramadığım Hayatım Üzerine

Beyaz Yakalının Krizde Ayakta Kalma Rehberi

Bizi Terleten Şey Menopoz Değil, Kapitalizm!

Ofis Press, iş hayatı, teknoloji, sağlık ve hobi alanlarında online bilgi, kültür ve eğlence platformudur. Ofis Press’in uzman editörleri tarafından hazırlanan özgün içerikleriyle bu alanlarda pek çok bilgi sahibi olabilir, keyifli zaman geçirebilirsiniz.

Ofis Press, iş hayatı, teknoloji, sağlık ve hobi alanlarında online bilgi, kültür ve eğlence platformudur. Ofis Press’in uzman editörleri tarafından hazırlanan özgün içerikleriyle bu alanlarda pek çok bilgi sahibi olabilir, keyifli zaman geçirebilirsiniz.

Kişisel Verilerin Korunması

Aydınlatma Metni

Site Kullanım Koşulları

Çerez Aydınlatma Metni

Elektronik Ticari İleti Onay Metni

Müşteri Yurtdışı Veri Aktarımı Açık Rıza Beyanı

Güncel İş İlanları

Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • YAŞAM
  • KARİYER
  • GİRİŞİMCİLİK
  • TEKNOLOJİ
  • MEKAN
  • ETKİNLİK
  • SAĞLIK
  • SANAT
  • SEYAHAT
  • SPOR
  • İŞ İLANLARI