Obsesyon yani takıntı, tekrarlayıcı ve çoğunlukla rahatsız edici düşüncelere sahip olmak demek. Kompulsiyon ise bu rahatsız edici fikir ve dürtüleri bastırmak için çoğu zaman mantıksız olan hareket ve düşüncelerin tamamına deniyor. Yani obsesif kompulsif bozukluğu (OKB) olan kişiler aslında bir nevi yaşadığı endişe ve stres bozukluğunu rahatlamak için kendince anlaması güç “ritüeller” gerçekleştiriyor.
En yaygın obsesyon belirtileri; abartılı kuşkuculuk, simetri-kusursuzluk dürtüsü, mikrop ya da pislik bulaşmasından korkma olarak kendini gösteriyor. Sıkça karşılaşılan kompulsiyonlar ise; değeri olmayan nesneleri biriktirme (istifçilik), belirli kelime ya da cümleleri tekrarlama, el sıkışmama, eşyaları ya da yapılacak işleri kesin çizgilerle belirli bir biçimde düzene sokma gibi sıralanıyor.

İş Yerinizde OKB’yi Tanımak
Obsesif kompulsif bozukluğunun (OKB) zeka ve üretkenliğe olumlu ya da olumsuz bir etkisi kanıtlanmamış… Yani dizi ve filmlerde görmeye alışkın olduğumuz OKB’li karakterlerin ekstra iş bitirici olmaları aslında tamamen hayal ürünü diyebiliriz!
Zeka ve üretkenliği bir kenara bırakırsak OKB’si olan kişilerin iş arkadaşlarıyla yanlış anlaşılmalar yaşaması oldukça olağandır. Örneğin online bir iş toplantısına katılacak bir obsesif kompulsifin tekrar tekrar kamera-mikrofon ayarlarını kontrol etmesi gerekebilir ve bu da iş arkadaşlarının ve hatta belki yöneticilerinin o kişi hakkında toplantıyı yeterince ciddiye almadığını ve bu yüzden geç kaldığını düşünmesine sebep olabilir. Fakat çoğunlukla bu durumun tam tersi geçerlidir.
Birçok obsesyon ya da kompulsiyon aslında kolay anlaşılmayabilir. Bu nedenle bir yönetici veya iş arkadaşı olarak, OKB’li meslektaşınızın rahat hissetmesine yardımcı olacak bir düzenleme yapmadan önce aranızda size açılmalarını sağlayacak bir güven ortamı oluşturmalısınız. Meslektaşınızın OKB ile mücadele ediyor olabileceğine dair bazı göstergeler şunlardan birkaç tanesini aynı anda içerir:
- İşe devamlı geç kalma
- Normalden daha fazla agresyon sahibi olma
- Sıklıkla yaşanan odak güçlükleri
- Tekrarlayan eylem ya da ritüeller
- Sebepsiz yere deadline’ları kaçırma
- Belirli alanlardan ve nesnelerden kaçınma
- Normalden daha fazla güvence ve onay aramak, benzer endişeleri sıkça dile getirme

Tabii ki bu belirtiler başlı başına kişinin OKB’si olduğu anlamına gelmez ancak yine de her şeyin yolunda olup olmadığı sağlamak size açılma fırsat vermek için mükemmel bir başlangıç olabilir.
OKB’li Meslektaşınıza Nasıl Destek Olursunuz?
Diyelim ki iş arkadaşınız sizinle OKB olduğunu paylaştı. Öncelikle vereceğiniz tepki, profesyonel ilişkinizin nasıl seyredeceği konusunda fark yaratacaktır.
Eğer OKB’li birisinin iş arkadaşıysanız:
- Her şeyden önce ona şaşırmayın ya da onu yargılamayın.
- İş yerinde birtakım ritüelleri varsa sabırlı olun. Size ne kadar mantıksız gelse de bu davranışa yönlendiren korkunun o kişi için çok gerçek olduğunu unutmayın.
- Zaman zaman işleri hızlandırmak ya da onun endişelerini bastırmak için onun kompulsiyonlarını yerine getirmesine yardımcı olmamaya çalışın. Bu davranış ona karşı müdahaleci düşünceyi güçlendirebilir ve o an işler yoluna girse de uzun vadede daha fazla zarar verebilir.
- Kendini size karşı rahat ve güvende hissettiği zamanlarda doğrudan bir yöneticiye açıklamaları konusunda teşvik edin.
- Ancak unutmayın ki, OKB’sini bir yöneticiye açıklama zorunda olduğu tek durum semptomlarının kendisini veya başkasını riske atacağı durumlardır.
Eğer OKB’li birisinin yöneticiyseniz:
- Kendisi gönüllü olarak söylemedikçe OKB’nin günlük yaşamını nasıl etkilediğini sormayın. Bu aşamada yönetici konumunda olarak birtakım profesyonel çizgileri korumak, ikinizi de duygusal stresten kurtarabilir.
- Şirketinizin mevcutsa sağlık konusundaki desteklerini hatırlatın. Tabii tedavi görmenin çok kişisel bir seçim olduğunu unutmayın!
- Diğer çalışanlarla karşılaştırıldığında dezavantajlı durumda olmaması için makul uyarlamalar yapmaya çalışın.
Neleri Tekrar Gözden Geçirebilirsiniz?
Meslektaşınızla çalışma saatleri veya ortamında yapılmasını istediği değişikler varsa, onlar hakkında konuşmanız gerekir.

Örneğin esnek saatlerde ya da remote çalışması mümkün olan bir pozisyondaysa bu seçenekler değerlendirilmelidir. Eğer OKB’si belirli iş görevlerinde tetiklenmeye müsaitse bazı işler başka birine devredilebilir. Son teslim tarihleri konusunda mümkünse daha fazla esnek davranılabilir, hatta belki süreler “buffer” konarak verilebilir. Performans değerlendirmelerinde düzenlemelerin adil olup olmadığı gözden geçirilebilir.
Özetle ister yönetici olun ister iş arkadaşı, OKB’si olan birinin durumunu ne çok fazla göz önünde tutun ne de göz ardı edin. Durumunun sadece “biraz” özel olduğunu hatırlayın ancak durumu adımlarını yeni yeni atmaya başlayan bir bebeği destekleme merasimine de çevirmeyin. Unutmayın, sadece biraz anlayış ve destekle OKB’li çalışanlar da herkes gibi takımınızın yıldız oyuncusu olabilir!

















