Mayıs’ın ilk yarısında hala battaniyelerini kaldıramamış olanlarımız olsa da kuşlar cıvıldıyor, çiçekler açtı, yaz yaklaşıyor; bahar geldi. Mevsim değişikliğine bağlı o tanıdık yorgunluk hissi kapıda. Bahar yorgunluğu, yani kıştan yaza geçişte hissedilen dönemsel uyuşukluk, iştah kaybı, mod düşüklüğü, motivasyon eksikliği, odaklanmada ve hafızada sorunlar, yorgunluk, uykusuzluk ve (pandemiden alışık olduğumuz) beyin sisi hali… 
Baharın böyle hissettirmesinin bilimsel açıklamaları neler peki?
Psikiyatri literatüründe mevsimsel duygulanım bozukluğu diye bir olgu var ancak genelde güneş görmeyen, kışı uzun yaşayan coğrafyalarda popüler olan bir tanı bu. Bahar depresyonu ise ender rastlanan bir durum.
Kıştan yaza geçişte günlerin uzamaya, havaların ısınmaya başlamasıyla bedenlerimiz değişime uyum sağlamaya çalışıyor. Her mevsim geçişinde hormon seviyeleri yeniden ayarlanır. Bahara kıştan kalan düşük seviyede serotonin ve birikmiş melatonin ile girdiğimizden beden kendini değişik bir programa hazırlama sürecinde bir müddet uyumlanma sıkıntısı çekiyor. Bedensel ve zihinsel bir yük oluşturan bu uyumlanma sürecinde organik ritmimiz baharda sıcaklığın sürekli değişkenlik göstermesinden dolayı da afallıyor.

Güneşe maruz kaldığımız saatlerin artmasıyla vücudun uyku hormonu (melatonin) üretimi azalıyor çünkü bu hormon karanlıkta salgılanıyor. Bu durum uyku ritminin bozulmasına yol açıyor.
Alerjik bir bünyeye sahipseniz bahar yorgunluğunuzun sebebi polene karşı duyarlılık da olabilir. Alerjisi olanlar bahar aylarında sadece hapşırma ve akıntı değil yorgunluk ve sersemlik halini de deneyimliyorlar.
Yorgun hissederken kendimizi motive etmek dolayısıyla yeni bir rutine başlamak zordur. Neyse ki beslenme, hareket ve uyku alışkanlıklarımızda birkaç ufak şeye dikkat ederek bahar yorgunluğu semptomlarını hafifletebiliriz. Bahar yorgunluğunun gün içinde sizi nakavt etmemesi için şu zamanlar belli şeyleri alışkanlık haline getirmenin tam sırası.
Örneğin,
Beslenme şeklinizi bahara uyarlayın. Daha hafif ve mevsimsel beslenin. Baharın sunduğu meyve ve sebzeler şu zamanda ihtiyacımız olan tüm vitaminlere sahip. Doğaya güvenin. (Fakat kanınızdaki B vitaminleri ve demir değerlerinizi kontrol ettirmeyi de unutmayın.)

İştah kaybına yaratıcı çözümler bulun. Sevdiğiniz meyve sebzelerle serinletici smoothie veya bowl tarifleri deneyebilirsiniz. Kuruyemiş (ezmeleri), vegan sütler, tohumlar vs. gibi eklentilerle hem doyurucu hem enerji veren hem de ferahlatan ara öğünler mümkün.
Egzersiz rutininiz varsa, aynen devam. Egzersiz rutininiz yoksa da (oluşturmak için hiçbir zaman geç değil, sadece yorgun hissederken böyle bir disiplin oluşturmanız mümkün olmayabilir) her gün havası görece temiz bir yerde en azından 11 dakikalık bir yürüyüş yaptığınızdan emin olun. Ve her iki koşulda da esneme hareketlerini gün içinde birkaç kez tekrarlamayı alışkanlık haline getirin.

Açık hava ve gün ışığından faydalanın. D vitamini yetersizliği sık görülen bir yorgunluk sebebidir. Kanınızdaki D vitamini değeri 30 ng/ml altındaysa gün ışığına ek olarak doktorunuzun belirlediği ölçüde takviye almanız gerekebilir.
Soğuya yakın ılık suyla, soğuk duş alıştırmalarına başlayın. Sabahları ise kuru fırçalama, duş alırken sıcak-soğuk arasında geçiş yapma gibi yöntemlerle kan dolaşımınızı uyararak enerjinizi arttırabilirsiniz.
Uyku düzeninizi sabit tutmak için aynı saatte yatıp kalkmaya dikkat edin. Artık gün daha erken ağardığından, sabahın ilk ışıklarıyla uyanmanız gereken saatten erken uyanmak istemiyorsanız güneş geçirmeyen bir perde kullanmaya geçmeyi düşünün. Uyandığınızda ise, ilk iş telefona davranmadan perdelerinizi açın, güneşi selamlayın.

Uyum sağlaması kolay, güzel baharlarınız olsun.
Ağır yaşanan mevsimsel duygulanım değişimleri psikiyatrik bir problemin belirtisi olabilir. Eğer bahar yorgunluğunuz depresyon gibi seyrediyorsa, rutininizi ve ilişkilerinizi etkiliyorsa bir ruh sağlığı uzmanına danışın.


















