Seçim gündemine o kadar boğulduk ki afet bölgesinden gelen haberlere medyada daha az rastlar olduk. Hayat bir şekilde devam (!) etmek zorunda olsa da afet bölgesindeki yoğun çalışmalar da devam ediyor. Ayağa kaldırılması gereken milyonlarca dükkan, cadde onlarca hastane, binlerce okul, yüzbinlerce yuva, iyileştirilmesi gereken bir ülke kalp var. Afetten etkilenen yurttaşlarımız nasıl hayata tutunmaya çalışıyor sorusuna cevap aradık.
Aslında çok kapsamlı şekilde ele alınması gereken, hatta belki birçok akademik çalışmaya konu olması gereken bir başlık bu. Dilimiz döndüğünce bu ağır durumu sadeleştirerek aktarmaya gayret edeceğiz.

Depremden sonra daha doğrusu arama kurtarma ve enkaz kaldırma çalışmaları bittikten sonra bir çok insan daha güvenli bir bölgeye göç etmek durumunda kaldı. Evini, iş yerini, sevdiklerini geride bırakmak zorunda kalanlar yeni bir şehirde belki tanıdık bir dostun evinde, belki bir akrabanın desteğinde yeni bir yaşam kurmak için sil baştan başladılar. Biraz birikmiş parası olanlar ya da gidebilecekleri bir yeri olanlar şehirlerini terk etmek zorunda kaldı. Gidenler için de hayat hiç kolay değil tabii ki. Çoğu insan yaşadığı yere yeni doğmuş bir bebek kadar yabancı artık.
Sosyal medyada açılan yardımlaşma ve iş bulma sayfaları var. Afetten etkilenen vatandaşlardan bu gruplar altında haberleşme sağlayabilenler var. Tanıdık vasıtasıyla başını sokacak bir yer bulan şansı yaver giderse iş de bulabiliyor.

Çalışmak zorunda olanlar ne iş olsa yapıyor şuan. Yani afetten önce maddi durumu son derece iyi olan biri başka bir şehirde garsonluk yapabiliyor. Bir arkadaşım temizliğe giden 64 yaşındaki bir hanımefendiden bahsetti bugün. Hayat devam etmek zorunda çünkü. Ne kadar acı da olsa.
Bazı yerlerde birkaç aile tek bir evde yaşamak zorunda kalmış mesela. Çoluk çocuk buldukları işe girmişler.
Yıkılan işyerleri için deprem bölgelerinde konteyner dükkanlar kura ile kurulmaya başlanmış esnaflarımız için. Bol bereketli olsun umarız.
Ölüm belgesi olanlar devlet desteği alabiliyormuş. Peki ya olmayanlar? Cenazelerine ulaşamayanlar?
Kamu personeli belirli aralıklarla çalışmaya devam ediyor edindiğimiz bilgilere göre. Sağlık çalışanlarımız da aktif olan hastanelerde cana can olmaya devam ediyor. Ayaklarına taş değmesin.

Birçok işçi bölgenin onarılması için hala çalışıyor. İmkanı olanlardan kimisi kendi şehrinde iş yerini ayağa kaldırmaya çalışıyor, bazısı da başka bir şehirde yeni bir iş kurmaya çalışıyor. Yer değişiyor belki ama alın teri bitmiyor yani.
Afet bölgesinde çadırda kalan yurttaşlarımız için hala çok zor bir dönem. Çadırdan işe gidenler de var. Çadırında işini üretmeye çalışan da.
Uzun bir süre daha desteğe ihtiyaç var yani.

Bölgede yaşayanlardan kendisini hukuk mücadelesine adayanlara da şahit oluyoruz elbette. Kayıpları için bir hukukçu gibi delil toplayan gönüllere de selam olsun. Onların mesaisi hiç bitmiyor.
Anlayacağınız herkes bir şekilde geride kalanlar için hayata tutunmaya çalışıyor. Kayıplarının yasını tutarken paylarına kalanlara dört elle sarılmak düşüyor.


















