Öfke her bireyde var olan en temel duygulardan birisi. Belli bir seviyede öfke hissetmek uzmanlar için sağlıklı olarak nitelendiriliyor hatta. Beynin bir nevi ödül mekanizmasını harekete geçirmekte. Aynı zamanda da bizleri olası tehlikelere karşı korumakta. Bu şekilde bakıldığında hiç de tehlikeli görünmüyor ne dersiniz?
Öfkenin dozu arttığında ise vücudumuzdaki adrenalin seviyesi artıyor. Kan basıncı yükseliyor. İşte tam bu noktada kontrol altına alınmazsa işler sarpa sarıyor, olumsuz sonuçlar da peşi sıra gelmeye başlıyor.
Öfkenin bir çok nedeni var. Genetik, ruhsal, ihtiyaçların yetersiz karşılanması, haksızlık, toplumsal saygınlık eksikliği gibi başlıklar en temel nedenleri.
Baş etme yöntemleri ise çok basit, herkes tarafından uygulanması mümkün düzeyde. Sadece biraz öz disiplin gerektiriyor hepsi bu!

Uzlaşmak için doğru mesafe
Özellikle aile içi şiddetin yaygın olduğu toplumlarda öfkenin kontrol altına alınması hayati önem taşıyor. Karşımızdaki kişinin öfke seviyesi çok yüksek ise önce kendi güvenliğimizi sağlamamız şart! Bu da duygunun yoğun yaşandığı ortamdan uzaklaşmak anlamına geliyor. Birkaç saatlik bir geri çekilme iki taraf için de sağlıklı iletişimi kurabilmeyi kolaylaştıracaktır. Durum bunun tam tersi ise öfkenizi kontrol altında tutmakta zorlanıyorsanız bulunduğunuz ortamdan hemen uzaklaşmalısınız. Biraz nefes almak iyi gelecektir.

Hızlı tempoda yürümek
Aslında spor olumsuz duyguları tedavi edebilme özelliğine sahip. Düzenli egzersiz diye bangır bangır bağırmalar işte bu yüzden. Öfke sizi ele geçirmeye başladığı anda hızlı tempolu birkaç dakikalık yürüyüş stresinizin azalmasına yardımcı olur. Siz nefesinizi düzenlemeye çalışırken merkezi sinir sisteminiz de bir güzel kendine geliverir. Ofisin içerisinde hızlı hızlı sağa sola giderken aynı zamanda da takdir toplamış olursunuz fena mı?

Yapabiliyorsanız Boş verin!
Toplumsal agresyonun en yüksek seviyede yaşandığı bir dönemdeyiz. Kimsenin kimseye gram tahammülünün olmadığı, herkesin birbirini bir kaşık suda boğmasına ramak kaldığı günlerden geçiyoruz. Bu sebeple kışkırtıcı durumlara da açık haldeyiz. Kendinize yenilmemenin önemi burada devreye giriyor. Boşverin!
Trafikte el kol hareketi yapan bir sürücü varsa boşverin! Yan komşunuz gecenin bir vakti duşta albüm kaydı yapıyorsa boşverin!
Yan masada oturan çalışma arkadaşınız sakız çiğnemeyi hala öğrenemediyse boşverin! Kulaklık takın!
Eğitemeyeceğiniz her insanı, düzeltemeyeceğiniz her pürüzü boş verin! Yapabiliyorsanız…

Ve tabii ki derinnnn bir nefes
Kriz anlarında nefesin önemini hep duyduk, okuduk. Kaygı, stres, öfke… Olumsuz birçok durumda birkaç dakikalığına derin nefesler alarak vücudunuzu rahatlatabilirsiniz.
Derin nefesler sizi yaşanan olaydan uzaklaştıracak, sakinleştirecek, kan dolaşımızını düzenleyecek ve işleri kontrol altında tutmanıza yararlı olacaktır. Direktörünüze kafa atmaktan çok daha basit ve etkili değil mi?


















