Yapay Zeka Anksiyetesi - Ofis Press
Salı, Mart 17, 2026
  • Yazarlar
  • Kullanım Koşulları
Ofis Press
  • YAŞAM
  • KARİYER
  • GİRİŞİMCİLİK
  • TEKNOLOJİ
  • MEKAN
  • ETKİNLİK
  • SAĞLIK
  • SANAT
  • SEYAHAT
  • SPOR
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
İŞ İLANLARI
×
Ofis Press
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Anasayfa Yaşam

Yapay Zeka Anksiyetesi

Batuhan Durak Batuhan Durak
1 Temmuz 2024
Yaşam
0
0
PAYLAŞIM
58
OKUNMA
Facebook'ta paylaşTwitter'da paylaş

Serdar Kuzuloğlu hem gazeteci kimliği hem de yeni teknolojilere dair bilgi birikimi, tutarlı öngörüleri, düşünsel anlamda ortaya koyduğu toplumsal ve felsefi bakış açılarıyla uzun yıllardır dikkatle takip ettiğim bir isim. Ayrıca hikaye anlatılığında da oldukça mahir, ilgi çekici bir üslubu var. (imza: Serdar Kuzuloğlu’nu Övme ve Yüceltme Derneği Yönetim Kurulu Başkanvekili Batuhan Durak)

Şaka bir yana, Serdar Kuzuloğlu’ndan asıl bahsetme sebebim geçtiğimiz günlerde Fatih Altaylı’nın Youtube kanalında yayınlanan söyleşisi. Merkezinde yapay zekanın olduğu, güncel dijital teknolojiler ve hayatımıza etkilerine dair oldukça keyifli ve doyurucu bir programdı. Görenleriniz olmuştur mutlaka. Beyaz yakalı çalışanların favori Youtuber’larından biri çünkü Fatih Altaylı. Cüneyt Özdemir ve Nevşin Mengü’yü de unutmamak gerek tabii. Neyse, odağımızı kaybetmeden programa dönelim. Merkezinde yapay zekanın olduğu programa Fatih Altaylı kendine has tavrıyla şu soruyla giriş yaptı: İnsanlar gereksiz hale mi geliyor?

Fatih Altaylı sorduğu soruyu her ne kadar yapay zeka alanındaki gelişmelerle ilişkilendirse de insan aniden böyle bir soruyla karşılaşınca ister istemez afallıyor, inceden de olsa varoluşsal bir sorgulamanın eşiğinde buluyor kendini. Sanki yapay zeka algoritmaları tarafından kontrol edilen felaket tellallarının hepsi, aralarında anlaşmışçasına üzerimize üzerimize gelmeye başlıyor ve “Seninle yolculuğumuz buraya kadardı, elveda!” diye fısıldıyor kulağımıza.

Tüm bu sürecin sonrasında ne oluyor? Elbette malumun ilamı: Yapay zeka alanındaki gelişmelere karşı duyulan dehşetengiz bir kaygı. Fatih Altaylı bu duruma dikkat çekerken “korku” kavramını kullanıyor ama ben korkudan ziyade “kaygı” kavramının meseleyi tarif etme noktasında daha uygun olacağını düşünüyorum. Çünkü korku, “bilinen” bir şeyi işaret eder. Kaygıdaysa bilinmezlik hakimdir: Bilinmezlikten duyulan endişe.

Nereye, nasıl gideceğimize, ne yiyeceğimize, ne giyeceğimize, ne izleyeceğimize karar veren yapay zeka temelli bir hayat kurgulanıyor ve bu düzenin içinde biz sadece, bizim için yazılan rolü oynuyor gibiyiz. Sosyal ve duygusal ilişkilerimiz bile algoritmalar tarafından şekillendiriliyor. Hal böyle olunca, “Buyur yapay zeka kardeşim, benim yerime sen oyna.” diyesi geliyor insanın değil mi?

Kan, ter ve gözyaşı içinde yıllarca emek vererek bir kariyer inşa ettiniz ve belli bir pozisyona erişmiş olabilirsiniz mesela. Ancak artık sizin yapmakla, yürütmekle, yönetmekle sorumlu olduğunuz işi bir çırpıda halledebilen yapay zeka araçları var. Üstelik sizden çok daha hızlı, sizden çok daha bilgili, sizden çok daha üretken. Bu durumun yarattığı hayal kırıklığını düşünebiliyor musunuz?

Ya da lise yıllarınızdan beri tutkuyla sarıldığınız tek bir alan var diyelim, o da müzik yapmak. İçinize sinen bir şarkıyı ortaya çıkarabilmek için verdiğiniz günleri, geceleri düşünün bir…
Şimdi de verilen brief doğrultusunda yalnızca birkaç dakika içinde inanılmaz şarkılar üreten yapay zeka araçlarını… Bu durumun yarattığı değersizlik hissinden nasıl kurtulabiliriz ki?

İşte “Ne olacak bizim halimiz?” dediğimiz noktada yazının başında değindiğimiz söyleşide Serdar Kuzuloğlu önemli bir noktaya değiniyor: İnsanı insan yapan rastlantısallık. Yani aslında bizi yapay zekaya karşı endişeye sürükleyen öngörülmezlik bizim doğamızda var. Ve asıl kıymetli olan da bu öngörülemezliğin yarattığı tesadüfler. Müzik yaparken ortaya çıkan şarkıdan ziyade o şarkının yaratılma yolculuğu. Üst düzey bir yönetici olmaktan ziyade o pozisyona erişinceye kadar edindiğimiz tecrübe, deneyim. Talihsizlikler, hatalar, düşmeler, kalkmalar… Çünkü biz düşünmenin ötesinde duygularıyla yaşayan varlıklarız. Hata yapma lüksümüz elimizden alındığında bizden geriye ne kalır ki?

Yapay zeka bir sevgiliniz olduğunu hayal edin mesela. Kaldı ki hayal etmenize gerek yok çünkü bu alanda da yoğun çalışmalar var. Masrafsız ve zahmetsiz bir sevgili. Nazı, kaprisi, tribi, dırdırı olmayan; her şeyi senin beğenilerine göre tasarlanmış. Seni sevmesi için her detay üzerinde çalışılmış. Akşam ne izleyelim diye iki saat tartışmadığımız bir varlığa karşı nasıl sevgi besleyebiliriz ki?





Önceki yazı

İşe Giriş Sözleşmeleri Zorunlu mu? Çalışan, Maddeleri Tartışabilir mi?

Sonraki yazı

Modern Çalışma Dünyasında Dijital Gözetim: İşverenin Sosyal Medyada Takipçimiz Olması

İlgili içerikler

Yeni Çılgınlığımız Chat GPT 4 ile neler yapabilirsiniz?

Yeni Kankamız: Yapay Duygusal Zekâ

Gülben Şaş
4 Eylül 2025
0

İnsan, sosyal bağlarını geliştirmeye çalıştığı milenyumlar boyunca yalnızlığıyla olan ilişkisiyle de hep iletişim halindeydi. Kimileri böyle şair oldu, kimileri bir...

Hayal Kırıklığı, Engellenmişlik Gibi Duygular İçindeyken Nasıl Rahatlarız?

Çalışmak Özgürleştirir mi?

Özge Bozkurt
13 Ağustos 2025
0

“...İşçilerimiz, yarını kuracak olan işçilerimizBen görür müyüm bilmem, ama kuracaklar mutlakaCoşkuyla çakacaklar her çiviyi, türkülerle dökecekler betonu...”Edip Cansever Nişanyan Sözlük’te...

Özgüven Eksikliğiyle ve Özgüveni Eksik Biriyle Nasıl Çalışılır?

Bir Türlü Olduramadığım Hayatım Üzerine

Özge Bozkurt
15 Temmuz 2025
0

“…Çünkü yaşamım hiçbir şey,Onu kurar ve yeniden yıkarım…”Lâle Müldür “Sen neler yapıyorsun? Sen neyle meşgulsün? Neyle uğraşıyorsun?” Bu aralar bu...

Bizim Büyük İşsizliğimiz

Ev Yapımı Planlar, AI Yıkımı Hayaller

Gülben Şaş
9 Temmuz 2025
0

“Ev gençleri” hakkındaki ilk yazımızın üzerinden yaklaşık üç sene geçti. Ne eğitime ne istihdama katılarak ailesiyle yaşayan 15-30 yaş grubu...

Beyaz Yakalının Krizde Ayakta Kalma Rehberi

Beyaz Yakalının Krizde Ayakta Kalma Rehberi

Özge Bozkurt
27 Haziran 2025
0

“Her şey pahalı, peki ben hâlâ neden aynı maaşı alıyorum?” Son dönemde bu cümleyi kendimize kaç kez sorduk, kim bilir?...

Hayal mi gerçek mi?: Beyaz yakalılar fazla çalışma (mesai) ücreti alabilir mi?

Bizi Terleten Şey Menopoz Değil, Kapitalizm!

Özge Bozkurt
22 Mayıs 2025
0

Soğuk ofisler... Bir türlü ısıtmayan klimalar, yaz ortasında montla oturulan toplantı odaları. Bir ofisin sıradan bir şikâyet listesi gibi duran...

Daha fazla yükle
Sonraki yazı
Modern Çalışma Dünyasında Dijital Gözetim: İşverenin Sosyal Medyada Takipçimiz Olması

Modern Çalışma Dünyasında Dijital Gözetim: İşverenin Sosyal Medyada Takipçimiz Olması

Önerilen içerikler

2026’da Ofis Hayatını Değiştirecek Yeni Nesil Yapay Zekâ İK Teknolojileri
Teknoloji

2026’da Ofis Hayatını Değiştirecek Yeni Nesil Yapay Zekâ İK Teknolojileri

Ofis Press
4 Aralık 2025
Yeni Çılgınlığımız Chat GPT 4 ile neler yapabilirsiniz?
Yaşam

Yeni Kankamız: Yapay Duygusal Zekâ

Gülben Şaş
4 Eylül 2025
Hayal Kırıklığı, Engellenmişlik Gibi Duygular İçindeyken Nasıl Rahatlarız?
Yaşam

Çalışmak Özgürleştirir mi?

Özge Bozkurt
13 Ağustos 2025
Ayrılsak da Beraber miyiz?
Kariyer

Ayrılsak da Beraber miyiz?

Özge Bozkurt
30 Temmuz 2025
Özgüven Eksikliğiyle ve Özgüveni Eksik Biriyle Nasıl Çalışılır?
Yaşam

Bir Türlü Olduramadığım Hayatım Üzerine

Özge Bozkurt
15 Temmuz 2025

Bizi takip edin!

İçeriklerimize sosyal medya üzerinden hızlıca ulaşabilmek için hesaplarımızı takip edebilirsiniz.

Instagram LinkedIn

Kategoriler

  • YAŞAM
  • KARİYER
  • GİRİŞİMCİLİK
  • TEKNOLOJİ
  • MEKAN
  • ETKİNLİK
  • SAĞLIK
  • SANAT
  • SEYAHAT
  • SPOR

Popüler içerikler

Şirket Etkinlikleri Zorunlu Tutulabilir mi?
Kariyer

Şirket Etkinlikleri Zorunlu Tutulabilir mi?

Batuhan Durak
9 Temmuz 2024
Grip Mevsimi Geldi, Hastalık İzni Hakkında Her Şey
Kariyer

Grip Mevsimi Geldi, Hastalık İzni Hakkında Her Şey

Av. Ayşegül Ağur
18 Ekim 2023
Kariyer

Ofiste Flört ve Aşk

Şeyda Şıpar
1 Kasım 2022
Hayal mi gerçek mi?: Beyaz yakalılar fazla çalışma (mesai) ücreti alabilir mi?
Kariyer

Hayal mi gerçek mi?: Beyaz yakalılar fazla çalışma (mesai) ücreti alabilir mi?

Av. Ayşegül Ağur
27 Şubat 2024
Depremde Yaşanan Unutulmaz Hikayeler
Yaşam

Depremde Yaşanan Unutulmaz Hikayeler

Batuhan Sarıcan
11 Şubat 2023

Yazarın son içerikleri

Kariyerinizde İlham Alacağınız 5 Başarı Hikâyesi

Şirket Etkinlikleri Zorunlu Tutulabilir mi?

Hibrit Çalışma Aslında Bir Çileye mi Dönüştü?

Nedir Bu İnsan Kaynakları?

Alabileceğiniz Ayni Yardımlar Hangileri?

Ofis Press, iş hayatı, teknoloji, sağlık ve hobi alanlarında online bilgi, kültür ve eğlence platformudur. Ofis Press’in uzman editörleri tarafından hazırlanan özgün içerikleriyle bu alanlarda pek çok bilgi sahibi olabilir, keyifli zaman geçirebilirsiniz.

Ofis Press, iş hayatı, teknoloji, sağlık ve hobi alanlarında online bilgi, kültür ve eğlence platformudur. Ofis Press’in uzman editörleri tarafından hazırlanan özgün içerikleriyle bu alanlarda pek çok bilgi sahibi olabilir, keyifli zaman geçirebilirsiniz.

Kişisel Verilerin Korunması

Aydınlatma Metni

Site Kullanım Koşulları

Çerez Aydınlatma Metni

Elektronik Ticari İleti Onay Metni

Müşteri Yurtdışı Veri Aktarımı Açık Rıza Beyanı

Güncel İş İlanları

Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • YAŞAM
  • KARİYER
  • GİRİŞİMCİLİK
  • TEKNOLOJİ
  • MEKAN
  • ETKİNLİK
  • SAĞLIK
  • SANAT
  • SEYAHAT
  • SPOR
  • İŞ İLANLARI