Gül Bahçesi Vaad Etmeyen Ülke Bolivya - Ofis Press
Salı, Şubat 17, 2026
  • Yazarlar
  • Kullanım Koşulları
Ofis Press
  • YAŞAM
  • KARİYER
  • GİRİŞİMCİLİK
  • TEKNOLOJİ
  • MEKAN
  • ETKİNLİK
  • SAĞLIK
  • SANAT
  • SEYAHAT
  • SPOR
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
İŞ İLANLARI
×
Ofis Press
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Anasayfa Seyahat

Gül Bahçesi Vaad Etmeyen Ülke Bolivya

A. Yağmur Alkış A. Yağmur Alkış
20 Kasım 2023
Seyahat
0
0
PAYLAŞIM
217
OKUNMA
Facebook'ta paylaşTwitter'da paylaş

Bir yeri gezerken içimizde tatlı bir his uyanır. Merak ve haz birbirine karışır hani. Nahoş bir açlıkla oraya dair herşeyi yutmak, hızlıca sindirmek isteriz. Gittiğimiz yeri iliklerimize kadar yaşamamız gerektiğini biliriz. Bolivya bize öğrenmeyi yeniden öğreten ülkelerden. Kaprissiz, yavaş ve kontrolümüz dışında. Yüksek beklentileri olanlar için ise alt tabaka. 

And Dağları ile Amazon Havzası arasında kalan Bolivya, Latin Amerika’nın yalınayak çocuğu tabirini sonuna kadar hak ediyor. Ülkenin iklimi bölgesel olarak değişkenlik gösteriyor. Yer yer tropikal Yağmur Ormanları iklimi hissedilirken bazı bölgeleri ise And Dağları’nın hoyrat hava şartlarına sahip. Sandaletler ve botlar yan yana kullanılmayı bekliyor orada. 

Yolum Güney Amerika kıtasında ilerlerken Bolivya ile tanışmam Villazon kasabasına gidişim ile başladı. Arjantin sınırında bulunan bu kasabadaki otobüs terminali kuzeye gitmek isteyenlerin bolca kullandığı bir yer. Otobüs bileti bulamazsanız hafif ticari araçlar illegal şekilde belli şehirlere yolcu taşıyor. Bunun için de terminalin önünde bağıran insanlara doğru gitmeniz yeterli oluyor. Pazarlıklar yapılıyor, aracın dolması bekleniyor ve konforsuz olduğu kadar manzarasıyla sizi sarsan bir yolculuk başlıyor. İki aile bir arabaya doluşmuş ve kucak kucağa denize gidiyormuşsunuz gibi. Otuz yıl öncesine döndüğünüz bir zaman makinesi gibi. Molaları çoğunluk belirliyor. İhtiyaç gidermek için yol kenarında sadece birkaç dakika durabiliyorsunuz. 

Saatler sonra Potosi adında bir şehre iniş yaptığımda havanın bu kadar soğuk olacağını tahmin etmemiştim. Potosi 5200 rakım ile Dünyanın en yüksek şehirlerinden birisi. Deniz seviyesinde yaşayan insanlar için bu rakımda nefes almak zorlayıcı oluyor. Ciğer kapasitesi seyrek oksijene alışkın olmadığı için yüksek irtifa hastalığı genel olarak bir çok turisti etkiliyor. Önlem amaçlı oksijen tüpleri hemen her konaklama yerinde mevcut. Yüksek irtifa hastalığına çare olarak yerli halk koko yaprağı çiğniyor. Aslında kocaman ciğerleri var ve bunu göğüs kafeslerinin genişliğinden anlayabiliyorsunuz. Yine de koko yaprağı birçok semptoma çözüm olarak görüldüğü için yanlarından ayırmıyorlar. Yol kenarlarında, pazarlarda, dükkanlarda da satılıyor. Vücudun su kaybetmesini önlediği söyleniyor. Herşeye rağmen kabızlık, baş dönmesi, bulantı, nefes darlığı irtifaya alışana kadar görülen etkilerden. 

İki günlük bir adaptasyon sürecinden sonra şehri gezmek iyi geldi. Semptomlar azalınca bu küçük madenci şehrini alıcı gözle inceleyebildim. İlk durağım yemek yiyebileceğim bir yer aramak oldu. Sebze sadece et yemeklerinin yanında bir garnitür olarak veriliyormuş. Sokak lezzetleri gerçekten harika. Hijyen takıntınız yoksa afiyetle yiyebilirsiniz. 

Sokak satıcıları her yerdeler. Hatta dolmuşları durdurup içeride satış yapmaları serbest. Ve evet! Bolivya gerçekten diğer Latin Amerika ülkelerine göre baya baya uygun fiyatlı. 

Burada yerli nüfus çok fazla. Geleneksel kıyafetleri ve şapkaları ile oyuncak bebekleri andıran kadınlar oldukça hoş görünüyorlar. Şehir kasvetli olsa da insanlar rengarenk. Çok sosyal değiller. Aksine biraz utangaç yapıları dikkatimi çekiyor. 

Ülkenin bir diğer popüler yeri Lake Titikaka. Dünyanın gezilebilir en yüksek gölü ünvanına sahip. Binlerce metre yükseklikte. Küçük teknelerle gölü geçip karşı kıyıdaki yerleşkelere ulaşabilirsiniz. Burada Peru’ya giden otobüsler bulunuyor. Kara yolu ile yaklaşık 23 saat sürüyor. Yollar vahşi batı filmlerinde gibi hissetmenize sebep oluyor. Dev kaktüsler, kırmızı kayalıklar size eşlik ediyor. 

Titikaka gölü kutsal sayılan Güneş Adasına da ev sahipliği yapıyor aynı zamanda. Güneş ve Ay tanrılarının heykelleri göl yolculuğu biterken sizi selamlıyor. 

Bir diğer büyükşehir La Paz ülkenin yasal başkenti. İrtifa üç bin metre civarı. Burası çok daha hareketli bir şehir. İklim daha yaşanabilir ve insanlar bir nebze daha ‘beyazlara’ alışık. Yine de turist olarak göz hapsinde hissediyorsunuz yer yer. 

Fiyatlar genelde pazarlığa açık. İspanyolca konuşuyorsanız bu işe yarıyor. Yoksa da sağlık olsun! La Paz’da cadı pazarı adında bir kavram var. Ülkemizdeki aktarlar gibi diyebiliriz. Burada kendi kültürlerinde kullandıkları şifalı bitkiler, karışımlar, küçük totemlerin yanı sıra kurutulmuş lama ceninleri satıyorlar. Bunları yeni yapılan evlerin temeline gömüyorlar ki kötü ruhlardan korunsunlar. Bir nevi modern zaman adakları gibi. Biraz ürkütücü olsa da Bolivya’da kırılmamak için esnemek en iyisi diye kendinize hatırlatıyorsunuz. 

Bir diğer uğrak yer ‘Ölüm Yolu’. Dünyanın en tehlikeli rotalarından biri yine Bolivya sınırlarında bulunuyor. Zamanın ticaret yolu olarak kullanılan güzergah şuan sadece gezginler ve macera severler için aktif. La Paz’da bir sürü bisiklet turu düzenleyen firma mevcut. Size uygun olan tura adınızı yazdırıp ertesi gün belirlenen saatte araçlarla yola çıkıyorsunuz. Sorumluluğun size ait olduğunu belirten sözleşmeye imza attıktan sonra yolculuğunuz başlıyor. Size verilen bisiklet ve güvenlik ekipmanları ile onlarca kilometre yolu belirlenen parkurda tamamlıyorsunuz. Uçurumdan aşağı bakarsanız oradan düşmüş olan araçları görebilirsiniz. Yol boyu devam eden anıt mezarlar da yine burada hayatını kaybedenler için yapılmış. Adrenalin parkuru ise profesyonel bisikletçiler için. Bu parkura başlamadan önce bir video kaydı ile profesyonel olduğunuzu ve tur şirketinin başınıza gelebilecek herhangi bir durumda sorumluluk almayacağını bildirmeniz gerekiyor. 

 

Uzun lafı kısası Bolivya, sıvasız evleri, çetin bakışlı halkı, birçok standardın uğramadığı, rahatlığı sevenler için konforsuz ve zor bir ülke. Bolivya geçmişe dönmenin en temiz örneklerinden. Makyajsız bir alan. Sadece onu olduğu gibi kabul edebilecek olanlar için merak uyandıran değerli bir maden gibi. Üstelik iyi bir gezgin olursanız belki pumaları bile görebilirsiniz. Bu da bonus bilgi. 🙂

Önceki yazı

Emzirme Odasının Bir Hak Olduğunu Biliyor musunuz?

Sonraki yazı

Üç Büyükler, Taraftarlık ve Sosyal Medya

İlgili içerikler

Hafta Sonu Rotanızı Belirlediniz mi?

Hafta Sonu Rotanızı Belirlediniz mi?

Özge Bozkurt
29 Nisan 2023
0

Bitmeyen mesailer, çok acil işler, insanlık için küçük; patron için büyük hatalar... Yıllık izne de daha çok var. O zaman...

Tomurcuklanan, Dönüşen Büyüyen Eser: Yaşayan Piramit

Tomurcuklanan, Dönüşen Büyüyen Eser: Yaşayan Piramit

Nesli Tuba Yolcu
7 Ekim 2022
0

Çalışmaları felsefi sorgulama ve sosyal gözleme dayanan 91 yaşındaki kavramsal sanatçı Agnes Denes'in Yaşayan Piramit adlı eseri ilk kez 2015...

Daha fazla yükle
Sonraki yazı
Üç Büyükler, Taraftarlık ve Sosyal Medya

Üç Büyükler, Taraftarlık ve Sosyal Medya

Önerilen içerikler

2026’da Ofis Hayatını Değiştirecek Yeni Nesil Yapay Zekâ İK Teknolojileri
Teknoloji

2026’da Ofis Hayatını Değiştirecek Yeni Nesil Yapay Zekâ İK Teknolojileri

Ofis Press
4 Aralık 2025
Yeni Çılgınlığımız Chat GPT 4 ile neler yapabilirsiniz?
Yaşam

Yeni Kankamız: Yapay Duygusal Zekâ

Gülben Şaş
4 Eylül 2025
Hayal Kırıklığı, Engellenmişlik Gibi Duygular İçindeyken Nasıl Rahatlarız?
Yaşam

Çalışmak Özgürleştirir mi?

Özge Bozkurt
13 Ağustos 2025
Ayrılsak da Beraber miyiz?
Kariyer

Ayrılsak da Beraber miyiz?

Özge Bozkurt
30 Temmuz 2025
Özgüven Eksikliğiyle ve Özgüveni Eksik Biriyle Nasıl Çalışılır?
Yaşam

Bir Türlü Olduramadığım Hayatım Üzerine

Özge Bozkurt
15 Temmuz 2025

Bizi takip edin!

İçeriklerimize sosyal medya üzerinden hızlıca ulaşabilmek için hesaplarımızı takip edebilirsiniz.

Instagram LinkedIn

Kategoriler

  • YAŞAM
  • KARİYER
  • GİRİŞİMCİLİK
  • TEKNOLOJİ
  • MEKAN
  • ETKİNLİK
  • SAĞLIK
  • SANAT
  • SEYAHAT
  • SPOR

Popüler içerikler

Depremde Yaşanan Unutulmaz Hikayeler
Yaşam

Depremde Yaşanan Unutulmaz Hikayeler

Batuhan Sarıcan
11 Şubat 2023
Hayal mi gerçek mi?: Beyaz yakalılar fazla çalışma (mesai) ücreti alabilir mi?
Kariyer

Hayal mi gerçek mi?: Beyaz yakalılar fazla çalışma (mesai) ücreti alabilir mi?

Av. Ayşegül Ağur
27 Şubat 2024
Şirket Etkinlikleri Zorunlu Tutulabilir mi?
Kariyer

Şirket Etkinlikleri Zorunlu Tutulabilir mi?

Batuhan Durak
9 Temmuz 2024
Dürüst Bir İstifa Mektubu
Kariyer

Dürüst Bir İstifa Mektubu

Özge Bozkurt
5 Ekim 2023
Yalaka İş Arkadaşıyla Nasıl Çalışılır?
Kariyer

Yalaka İş Arkadaşıyla Nasıl Çalışılır?

Batuhan Durak
27 Haziran 2023

Yazarın son içerikleri

2024 Yılının Rengi: Şeftali Tüyü

Gastronomi Dünyası Yeni Yıldızlarına Kavuştu

Gastronominin Nobel Ödülü’nü Alan Şef: Ebru Baybara Demir

Kötü Niyet Tazminatı mı? O da Nedir?

Zincirkıran Olmak

Ofis Press, iş hayatı, teknoloji, sağlık ve hobi alanlarında online bilgi, kültür ve eğlence platformudur. Ofis Press’in uzman editörleri tarafından hazırlanan özgün içerikleriyle bu alanlarda pek çok bilgi sahibi olabilir, keyifli zaman geçirebilirsiniz.

Ofis Press, iş hayatı, teknoloji, sağlık ve hobi alanlarında online bilgi, kültür ve eğlence platformudur. Ofis Press’in uzman editörleri tarafından hazırlanan özgün içerikleriyle bu alanlarda pek çok bilgi sahibi olabilir, keyifli zaman geçirebilirsiniz.

Kişisel Verilerin Korunması

Aydınlatma Metni

Site Kullanım Koşulları

Çerez Aydınlatma Metni

Elektronik Ticari İleti Onay Metni

Müşteri Yurtdışı Veri Aktarımı Açık Rıza Beyanı

Güncel İş İlanları

Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • YAŞAM
  • KARİYER
  • GİRİŞİMCİLİK
  • TEKNOLOJİ
  • MEKAN
  • ETKİNLİK
  • SAĞLIK
  • SANAT
  • SEYAHAT
  • SPOR
  • İŞ İLANLARI