Çalışanların %50’si yas dönemlerinde iş yerlerinden ayrılmayı düşünüyor. Genellikle 4 çalışanınızdan biri ( toplumsal bir olaydan bağımsız olarak) yas tutuyor. İçinden geçtiğimiz bu zorlu dönem düşünüldüğünde şirketlerin yepyeni stratejiler kurmaya başlaması gerektiği açıkça görülüyor. Ölüm, yas, acı hayatın gerçeği ancak biz kurumsal yaşamı bunlar yokmuş gibi devam ettiriyoruz. Ta ki söz konusu yas ya da acı inkar edilemeyecek kadar büyük olana dek. Tıpkı pandemi döneminde ya da ülkemizi acıyla sarsan son iki depremde olduğu gibi. Ülkemizdeki çalışanlar paramparça, ruhen bitikler, anlam duygularını kaybetmiş durumdalar. Bu durumda tüm ekonomiyi durdurmanın ise yıkıcı sonuçlar doğuracağı açık. Peki ne yapmalı? Çalışanlarınızı kaybetmeden, yola devam etmek mümkün mü? Konuya ister insani bir yerden ister şirket verimliliği açısından bakın bu kriziden eskisinden de güçlü bir ekiple çıkmak mümkün.
Peki nasıl?

Kurumsal İyileşme (Corporate Healing) ile Tanışın
Duyguları Konuşmak: Terapistler eşliğinde kurum çalışanlarıyla birlikte gerçekleşen atölyeler ve grup terapi seanslarıyla anksiyete ve stresle baş etmek mümkün. Burada uzmanların özellikle vurguladığı konu çalışanların duygularını yok saymamak, ona alan açmak. Şirketinizin bir parçası oldukları için nasıl hissettiklerinin önemini vurgulamak ve iyi olmaları için çalışmak önemli. Bu çalışmayı verimliliği artırmak için yapmadığınızın amacın onları gözetmek olduğunun altını çizmek gerek. Eğer böyle değilse sizin işveren olarak bakış açınızı değiştirmenizde fayda var. Güvenli bir alanda, yargılanmayacaklarından emin olarak nasıl hissettiklerini paylaşmaları çok değerli.

Harekete Geçmek ve Kazanımları Görmek: Şirket olarak deprem bölgesine yardım ediyorsanız bırakın çalışanlarınız da bunun bir parçası olsun. Hatta yapabiliyorsanız bir iş gününü yardım için ayırın. Dayanışma içerisinde yardım etmek çalışanlarınızın kaybettiği kontrol duygusunu geri getirebilir. Olumsuz olayları önleyemeseler de yaraları sarabildiklerini, birilerinin kalbini onarabildiklerini hissedebilirler. Ayrıca bu çalışmaların sonuçlarıyla ilgili geri dönüşler yapmak da çok önemli. Gönderilen koliler kimlere ulaştı, kaç anne ve bebeğin hayatına dokundular?, kaç kişiye kalacak yer sağladılar? Bu sonuçları ve kazanımları fark etmek onları işe yaramazlık hissinden kurtarabilir.
Çalışana Göre İyileşme Sağlamak: Aynı olay, her bir çalışanınızda farklı tepkilere yol açacaktır. Bazıları bu durumla umursamaz gözükerek baş ederken bazıları anksiyete krizleri geçirebilir. Bu durumda bir hasar analizi yapıp bireysel terapiye ihtiyacı olan çalışanlara bu anlamda destek vermeyi teklif edebilirsiniz.

Toplu Meditasyon Pratikleri: Acı ve travmayla baş etmenin tek yolu psikoterapi değil. Meditasyon da etkili yöntemler arasında. Dolayısıyla çalışanlarınıza topluca bu tip pratikler yapmaları için alan açabilir, zaman yaratabilirsiniz. Elbette bu herkes için uygun olmayabilir ama bir seçenek olarak ortaya koymanız çalışanlarınızı rahatlatabilir.

Bu tip bir dönemi çalışanlarınızla omuz omuza, dinleyerek, paylaşarak, göz temasında geçirmeniz onlarla aranızda kopmaz bağlar oluşmasını sağlayacak. Bir süre sonra güvenle kendini ifade eden ve birlikte verimli çalışan insanlardan oluşan bir şirket kültürüne sahip olacaksınız. Fırtına geçene dek birbirinize sıkı sıkı sarılmayı ihmal etmeyin yeter.
Sarılıyoruz.


















