Geçtiğimiz yıl öne çıkan kariyer trendleri arasında “büyük istifa” ve “sessiz istifa” gibi kavramlar vardı. Hatta yazar arkadaşımız Ecem Çalık, bir yazısında sessiz istifayı ele almıştı.
Peki “career cushioning” ifadesini hiç duydunuz mu? Dilimizde henüz net bir karşılığı yok. “Kariyer yumuşatma”, “kariyer desteği” veya “kariyer yastıklama” diyebiliriz. İki gün sonra farklı bir isimle literatüre girmesi de mümkün. Kavramın ismi yeni olsa da birçok okur, kendini bu uygulamaya yakın bulabilir. Anlatmaya çalışalım…

İlişkilerde toksik bir flört stratejisi vardır; birey, olası bir ayrılıktan alacağı darbeyi yumuşatmak için diğer “seçenekleri” değerlendirir. Yani “cushioning” yapar. İşte “career cushioning” ismi de buradan geliyor.
Çalışan birey, herhangi bir durgunluk karşısında işini kaybetme riskine karşılık olarak kendisini güvenceye almak istiyor. Bu yüzden de B planı hazırlıyor. Bir başka deyişle, çalışırken başka iş fırsatlarını da takip ediyor. Hatta ek işler yaparak kelimenin tam anlamıyla birden fazla paraşüt takıyor.
Mesela bir işte çalışmanıza rağmen kendinizi sık sık iş ararken ve hatta iş başvuruları yaparken buluyorsanız, bunun nedeni de büyük olasılıkla yaşanan kriz durumuysa, siz de farkında olmadan kariyerinizi korumaya çalışıyor olabilirsiniz. 
İş ahlakına uygun olarak yürüttüğünüz sürece bunda ne şahsen utanılacak ne de iş arkadaşlarınız veya patronunuz tarafından ayıplanacak ya da kınanacak bir durum var. Çünkü birey, belirsizlik durumlarında kendisini ekonomik ve psikolojik olarak rahat hissetmek ister ve bunun için de önlemlerini alır.
Kariyerde Risk Yönetimi
İş arama platformu Lensa’daki uzmanlar, genel olarak “mevcut pozisyonun korunduğu” bir B planı olarak iş değiştirme yapıldığını ve bu uygulamanın mevcut ekonomik durumda bize yardımcı olma amacı taşıdığını söylüyor. (1)

Bilindiği üzere COVID-19 salgınıyla birlikte başlayan, ardından Rusya-Ukrayna Savaşı’nın etkileri ve yüksek enflasyon gibi ardıl şoklar nedeniyle yaşanan istikrarsızlıklar, birden çok sektörde ani işten çıkarmalara yol açtı ve kriz halen bitmiş değil. Yıllardır çalıştığınız veya yeni girdiğiniz bir şirket, sizi bir anda kapı dışarı edebiliyor.
Hal böyle olunca da çalışan birey, zorlu durumlara ve belirsizliklere karşı önlemini alarak kendi iş güvencesini sağlamak için -doğal bir refleks olarak- “career cushioning” yapıyor. Eğer doğru yapılırsa, atılma veya zorunlu istifa durumlarında, yere çakılmaktansa yere yumuşak bir iniş yapılıyor.
Durgunluk Korkutuyor
Google Trends’e göre, bu kavramla ilgili aramalar da son 12 ayda %5.000 artmış durumda. (2) Bununla birlikte son dönemde LinkedIn’deki yeni iş aramalarının yoğunluğu da önemli ölçüde artışta; öyle ki ortalama başvuru sayısının yıldan yıla %18 arttığı bildiriliyor. Yine LinkedIn’e göre, platformda ekonomik belirsizlikle ilgili konuşmalar da yükselişte. “İşten çıkarma” veya “kıdem azaltma” terimlerinden bahseden gönderiler ise geçen yıla göre %17,9 artarken, “durgunluk”tan bahseden gönderiler ise %879 gibi çarpıcı bir oranda yükseliş gösteriyor. (3)

LinkedIn kariyer uzmanı Blair Heitmann, tüm bunların yanında genel olarak çalışanların, en kötü senaryoya hazırlandığına dair başka göstergelere işaret ediyor: LinkedIn, beş kişiden birinin daha uzun saatler çalışmayı göze aldığını veya ikinci bir işe girmeyi planladığını, %15’inin ise daha istikrarlı bir yeni iş düşündüğünü tespit etmiş durumda. Bu eğilim özellikle Z Kuşağı çalışanlar arasında belirginlik gösteriyor.
Bu Yönteme Kimler Başvurabilir?
Buraya kadar yazdıklarımızdan, “Herkesin acilen B planı yapması gerekiyor!” gibi bir tablo ortaya çıkmış olabilir. Bu bakış açısının pek de doğru olmadığını söylemek lazım. Çünkü her çalışanın bunu yapmasına gerek yok. 
Şirketinizde vazgeçilmez bir noktada olabilirsiniz veya çalıştığınız sektör veya şirket, krizlerden etkilenmemiş veya güçlü bir şekilde çıkmış olabilir. Şirketinizde çalışmaktan çok memnun da olabilirsiniz. Kısacası sizin için de işvereniniz için de her şey yolunda olabilir. Bu durumda da olduğunuz şirkette devam etmek en doğrusu gibi görünüyor.
Buna karşın B planınızı bir an önce hazırlamaya başlamanıza işaret eden bazı sinyalleri alıyor olabilirsiniz. Europe Language Jobs, bunları iki temel başlıkta şöyle sıralıyor: (4)
- İş Güvenliği Eksikliği: Sektörünüzde veya özel olarak çalıştığınız şirkette artan işten çıkarmalar varsa bu durumda şüpheye düşmeye ve belli etmeden yeni iş aramaya başlayabilirsiniz. Özellikle de sizinle benzer pozisyondaki kişilerin birer birer işten çıkarıldığını görüyorsanız yumuşak bir iniş için hazırlanmanın zamanı gelmiş demektir.

- Memnuniyet Eksikliği: Olumlu geri bildirim eksikliği, düşük maaş, “esneklik” adı altında “yapabileceğinizin üzerinde” iş beklentisi veya mobbing gibi birçok nedenden ötürü işinizde yeterince değer görmediğinizi hissedebilir ve iş güvencesine ihtiyaç duyabilirsiniz. Bu durumda size uygun boş pozisyonlar bulmak, kendinizi daha güvende hissetmenizi sağlayabilir. Bu noktada en kritik unsur, birincil gelir kaynağınızdan vazgeçmeden önce araştırmanızı iyi yapmanız ve doğru adımlar atmanız gerektiği.
“Kovulacağımı düşünüyorum. Ne yapmalıyım?”
Eğer gerçekten kendinizi iş konusunda güvende hissetmiyorsanız “yumuşak bir iniş için” yapabileceğiniz bazı şeyler var:
Durumu İyi Değerlendirmek: İlk olarak yukarıda yazılanlara benzer riskler sizi ve işyerindeki pozisyonunuzu tehdit ediyor mu ona bakmalısınız. Eğer ciddi işaretler varsa harekete geçmenin zamanı olabilir. Benzer şekilde değerleriniz şirketinkiyle uyumlu mu ona bakın; siz yaratıcı bir ortam isterken kendinizi zindanda ve tekrara düşmüş hissediyor olabilirsiniz. İş tanımınızda yazmayan saatlerde çalıştırmalar ve mobbing gibi unsurlar da kariyerinizde yeni kapılar çalmanız gerektiğini gösteriyor olabilir. Kendinize şunları sorabilirsiniz: Uzun vadeli kariyer hedefim ne ve ona ulaşacağım bir yolda mıyım? Doğru yolda olduğumu düşünsem bile bu şirket güven veriyor mu?

Akıllı ve Sessiz Davranmak: İş yerinde birinci katta söylediğiniz bir şeyin, siz daha asansöre binmeden üst katlara ulaştığı durumlarla karşılaşmışsınızdır. O yüzden işten çıkarılacağınızı düşünüyorsanız ve iş fırsatlarını takip etmeye başladıysanız güvenmediğiniz iş arkadaşlarınızla bu durumu paylaşmayın. Yavaş ama geç kalmadan doğru adımları atın. İş ahlakı ve yasal mevzuata uygun hareket edin.

Gözü Açık ve Gelişime Açık Olmak: İşten çıkmayı düşünün ya da düşünmeyin iş dünyasındaki ve özellikle de sektörünüzdeki gelişmeleri takip etmek her zaman iyidir. Aynı zamanda ağınızı genişletmek de öyle. Bu size bugün mevcut işinizde olmasa da ileride kapılar açma açısından büyük katkılar sağlar. İşten çıkmayı düşünmeseniz bile yetkinliklerinizi artırmak da her daim iyidir. Bu hem kişisel gelişim hem de yaptığınız iş ve kariyer gelişiminiz açısından size katkı sağlar. CV’nizi güncel tutmayı da ihmal etmeyin.

Dereyi Görmeden Paçaları Sıvamamak: İyi bir B planı oluştuysa, nasıl olsa işten çıkacağım diye tavsamayın ve motivasyon düşüklüğünüzü çalıştığınız iş yerine belli etmeyin. Unutmayın; size uygun yeni bir iş bulmak zordur. Ayrıca B planınız tutmayabilir, yeni bir şirketle görüşme ilk aşamada olumlu gitse de son anda olumsuzluk yaşanabilir. Bu durumda işleri aksattığınız için erken kovulabilir, sert bir düşüş yaşayabilirsiniz. Bununla birlikte girmeyi düşündüğünüz yeni işte memnun olacak mısınız? Bu sorunun cevaplarını artıları ve eksileriyle iyi değerlendirin.

Sonuca Varmak: İşten atılacağınızdan eminseniz ve size uygun olduğunu düşündüğünüz yeni iş yerinizdeki pozisyonunuz hazırsa (iyi bir B planınız varsa) ihbar süresine uygun bir şekilde işten ayrılabilirsiniz. İşten atılacağınıza dair net işaretler yoksa ve işinizden memnunsanız, B planınız olsa bile uygulamak zorunda değilsiniz. Bunu da unutmayın.
Kaynakça
- https://palife.co.uk/main-slider/what-is-career-cushioning-and-how-it-can-protect-you-from-potential-layoffs/
- https://www.euronews.com/next/2023/01/18/career-cushioning-6-tips-for-coming-up-with-a-plan-b-for-your-job
- https://www.worklife.news/talent/wtf-is-career-cushioning/
- https://www.europelanguagejobs.com/blog/career-cushioning
Uyarı: Bu yazı bilgi verme amaçlıdır. Kariyerinize yön verecek direktifler vermez. Her çalışanın kariyerine yönelik değerlendirme ve karar, bireyin kendisine aittir. Yazının yazarı ve Ofis Press, doğabilecek olası mağduriyetlere karşı herhangi bir sorumluluk kabul etmez.

















