İş dünyasında son dönemin en çok konuşulan trendlerden birisi dönüşümcü liderlik. Peki ama hangi tip liderler “dönüşümcü lider” olarak adlandırılıyor?
Bir şirketin başarısına giden yolu bulmak ve bu yolda süreçleri iyileştirmek için yenilik yapmaya ve çalışanlarını da bu sürece dahil olmaya teşvik eden liderler “dönüşümcü lider” olarak tanımlanıyor.
Dönüşümcü liderler, çalışanlarına, “karar verme ve problem çözme” yaklaşımları konusunda ilham veriyor. Gerekli olanakları yaratarak onları destekleme yoluna gidiyor. Bu yolda sadece şirketin başarısı için değil, aynı zamanda tüm çalışanların başarılı olması için de çalışıyorlar.

Dönüşümcü liderlik temel olarak liderin egosundan sıyrılarak takım ruhunu ön plana almasına da karşılık geliyor. Bu tip liderler, kısa vadeli başarılarla iltifat peşinde koşmak yerine şirketlerinin hedefleri için en iyisini yapmaya çalışıyor. Tıpkı bir basketbol koçu ve mentor gibi hareket ediyor. Gelen yapıcı eleştirileri de dikkate alıyorlar.
Bu sırada çalışanın da yaratıcılığına, hür irade ve kararlarına saygı duyarak onları motive ediyor, her çalışanı başarının bir parçası haline getirerek amaca bağlılığı artırıyor ve gelişimci bir misyonun lokomotifi oluyor.
Bu yaklaşım, çalışanından yöneticisine organizasyonun başarılı olmasına yardımcı olan bir kazan-kazan stratejisini beraberinde getirdiği için de son döneme iş dünyasında popülerlik kazanmış durumda. Söz konusu liderlik tipi, şirketlerin karşılaştığı anlık krizlere karşı daha esnek çözümler üretebildiği için de tercih sebebi oluyor.

Dönüşümcü liderliğe dair üç önemli TED Talks konuşması
Harvard Üniversitesi İşletme Profesörü Linda Hill, TED Talks’ta yaptığı konuşmada, “Yenilikçi organizasyonlar inşa etmek istiyorsak, geleneksel liderlik kavramlarımızı unutmalıyız,” diyor. Ekibiyle birlikte yedi ülkeden 12 farklı sektörden çalışanları incelediklerini ifade eden Hill, inovasyonun tek kişinin dehasıyla ilgili olmadığını, aksine kolektif bir dehayla ilgili olduğunu dile getiriyor.
Hill’in şu sözleri de dönüşümcü bir liderin ne yapması gerektiğine dair bir çıkış noktası veriyor: “Pek çok insanın yeteneklerini ve tutkularını ortaya çıkarmanız ve onların gerçekten faydalı bir işe katkıda bulunmalarını sağlamanız gerekiyor. İnovasyon bir yolculuktur. Bu, genellikle farklı uzmanlıklara ve farklı bakış açılarına sahip insanlar arasında bir tür işbirlikçi problem çözme yöntemidir.”

Öz motivasyon sağlanmalı
Kariyer analisti Dan Pink ise dönüşümcü liderliğe “motivasyon” odağında yaklaşıyor. Çalışanı teşvik etmek için verilen komisyon ve ikramiye gibi geleneksel ödüllerin her zaman düşündüğümüz kadar etkili olmadığının altını çiziyor.
Geleneksel ödüllerin, çalışanın yeni yollar düşünmesine ve yaratıcılığına engel olduğunu savunuyor ki bu, yenilikçi olmak isteyen bir şirket için gelişimci bir yolun kapanması anlamına geliyor.
Eğer yönetici olarak sadece kısa vadeli performansa odaklanıyorsanız, “tavşana uzatılan havuç” gibi ödüllerin işe yarayabileceğini ifade eden Pink, uzun vadede inovatif çözüm ve yeni yollar bulma yolunda ise en etkili yolun, çalışanın özerkliği (öz-yönlendirme), ustalığını kullanması ve amacı olmasından geçtiğini söylüyor.
Dönüşümcü liderlerin yaptığı da işte tam olarak bu motivasyon üçgenini sağlayarak şirket genelindeki her çalışana amaç yolunda motivasyon sağlaması ve hep birlikte kazanma kültürünü oluşturması.

İnsana öncelik vermek
The Boston Consulting Group’un Organizasyon ve Dönüşüm Uygulamaları Genel Müdürü Jim Hemerling’in konuşmasından da bahsedelim. “Bir insandan, özel hayatlarında yaptıkları bir değişiklik hakkında konuşmalarını istediğinizde nasıl da enerjik olduklarını hiç fark ettiniz mi?” diye bir soruyla konuşmasına başlıyor Hemerling. Kendini dönüştürmenin verdiği bu canlandırıcı enerjinin, organizasyonlar için de geçerliği olacağını söylüyor.
Genel olarak insanlardan şirket adına bir değişim istendiğinde ve bu dayatıldığında bunun insanlara ne kadar yorucu ve zor geldiğinden dem vuran Hemerling, “Kuruluşları dönüştürme şeklini yorucu olmaktan ziyade ‘güçlendirici ve enerji verici’ olacak şekilde dönüştürmek için ne yapabiliriz?” sorusunu ortaya koyuyor.

Yöneticilerin bunu yapmak için de “insanlara öncelik vermesi” gerektiğini vurguluyor. Hemerling, sürekli değişim çağında liderlik etmenin 5 yolu olarak gördüğü, insanlara öncelik vermenin şartlarını da şu şekilde sıralıyor:
- İlham vermek: Çalışanları daha kapsamlı bir şekilde motive etmek için dönüşümün, daha derin bir amaç duygusuyla bağlantısının kurulması
- Kısa vadeli düşünmemek: Maliyetleri düşürmek ve sebepsiz yere organizasyonu küçültmek gibi kısa vadeli çözümler yerine en azından orta vadede kazanmayı sağlayacak girişimlerde bulunmak. Özellikle de liderlik ve yeteneği geliştirmeye yönelik yatırımlar.
- Yetenekleri bulmak: Dönüşüm sırasında ve sonrasında başarılı olmak için ihtiyaç duyulan yeteneklere sahip iş gücünü bulmak ve onlara gerekli imkanları sağlamak.
- Sürekli öğrenmek: Çalışanların içindeki cevheri keşfetmek için yaşayan ve öğrenen bir şirket kültürü oluşturmak.
- Liderin vizyonu: Açık bir yol haritası belirlemesi gereken liderin, insanların sevgisini ve güvenini kazanmak için kapsayıcı da olması gerekir. Dönüşümcü lider, açık bir tartışma ve yönlendirme ortamı yaratmalı.
Kaynakça
https://www.techtarget.com/searchcio/definition/transformational-leadership
https://www.ted.com/talks/linda_hill_how_to_manage_for_collective_creativity
https://www.ted.com/talks/dan_pink_the_puzzle_of_motivation
https://www.ted.com/talks/jim_hemerling_5_ways_to_lead_in_an_era_of_constant_change/

















